Gabyr-Kabir

Dovlet· · 182 kez okundu· beğeni: 2teswirler.com

KABİR
Kabir ve
Sorgusu
 
Gönlünün sevinç
ve neşeden uçar gibi oldu­ğu veya hüzün ve ibretle dolduğu o anda ken­dini bir
düşün! Kabri ve onun dehşetli man­zarasını, oradaki iki meleği ve Rabbine olan
imana ilişkin sorularını bir tasavvur et! Ya Rabbinden gelen kesin söz (Kelime-i
Şehadet) ile destek­lendiğinden sebatlı ve kararlı
veya yardımsız, şaşkın ve ürkeksin. O iki meleğin sorgulamak üzere tutup seni
oturt­mak için ça­ğırdıkları anki seslerini düşün! O daracık me­zar çukurunda
oturuşunu göz önüne getir. Ke­fenlerin iki yanına düşmüş, gözünün üzerine
konulmuş pamuklar yer­lerinden ayrılıp ayağı­nın yanına kaymıştır. Bunları
düşün, sonra da onların şekline ve vücutlarının büyüklüğüne gö­zünü dikişini bir
tahayyül et! Eğer onları güzel şekilleriyle görürsen, kalbin başarı ve kurtuluşa
erdiğini kesin olarak anlar. Eğer kö­tü manzaralarıyla görürsen, gönlün mahv ve helakine kanaat getirir. Düşün onların nağme ve
sorularıyla ses ve sözlerini; sonra da eğer sebat lütfetmişse Allah’ın desteğini
veya seni yalnız başına yardımsız terketmişse
şa­şırt­masını!Kabrin Cennet
ve Cehenneme Açılması
 
Ya kesin veya
şaşkın ve şüpheli cevabını düşün! Şanı yüce Allah sana sebat ihsan et­mişse o
iki meleğin sevinçle sana yöneldikle­rini, Cehenneme kapı açmak için
ayakla­rıyla kabrin yanlarına vurduklarını bir düşün! Son­ra Ce­hennemin,
ateşiyle kızışıp kaynayışını, o anda meleklerin seninle olan konuşmalarını göz
önüne getir. Cenab-ı Hakk’ın seni korudu­ğu bu
manzaraya bakıp duruyorsun. Bundan dolayı gönlünün neşe ve sevinci bir kat daha
artar. Acz ve zaafına rağmen nasıl bir ateşten
kurtulduğunu gözle­rinle görüp inanırsın.
 Sonra o iki
meleğin, ayaklarıyla kabrinin yanlarına ye­niden vurduklarını, mezarının, ziynet
ve nimetleriyle Cen­nete açılışını ve meleklerin şu sözlerini bir tahayyül et:
“Ey Allah’ın kulu! Cenab-ı Hakk’ın senin için
hazırladıklarına bak! Bu senin makamın ve ka­vuşacak yerindir!” Bu Cennet
nimetlerini ve saltanatının gözalıcılığını ve bu
müşahede et­tiğin nimetlerle parlak güzelliklere bir gün ka­vuşacağını görmekten
gönlünün sevinç ve ne­şesini düşün! 
Eğer böyle
değilsen, bütün bunların tersini; azarlanı­şını, Cenneti görüp de meleklerin
sana söyleyecekleri, “Aziz ve Celil olan Allah’ın seni mahrum bıraktığına bak!”;
Cehhenemi gö­rüp de sana yöneltecekleri, “Allah’ın
senin için hazırladıklarına bak! Bu senin yurdun ve vara­cak ye­rindir!”
şeklindeki sözlerini düşün! Bu ne büyük tehlike!
 Bu iki hâlden
hangisinin kabirde senin hâlin olacağını öğreninceye kadar, dünyada sana ne
büyük gam ve üzüntü vardır! Sonra yokluk ve peşinden de imtihan! Nihayet
ek­lemlerin par­çalanacak, kemiklerin mahvolacak, vücudun da çürüyüp dağılacak.
Fakat, ölüm meleğinin verdiği müj­denin hüzün veya
sevinci ruhundan hiç geçmeyecek. Ca­nın, sürekli olarak yeniden diriliş anında
karşılaşacağı Al­lah’ın gazab ve azabının veya O’nun
rıza ve mükâfatının bek­leyişi içinde bulunacaktır. 
Sen bunu
bekleyip dururken ruhun Cen­netteki maka­mına veya Cehennemdeki yerine arzedilecektir. Ruhunun hasret ve üzüntüleri ya da neşe ve
sevinci ne büyük olacak! Niha­yet ölülerin bekleme süresi tamamlanacak. Yer ve
gök, sakinlerinden boş kalacak. Hepsi bir zamanlar canlı ve ha­reketliyken sönüp
kala­caklar. Artık ne duyulan bir ses, ne de görülen bir karartı vardır. Sadece
O En Yüce Cebbar olan Allah Tealâ kalmıştır. Tıpkı
azamet ve yüceliğiyle tek ve yalnız olarak ezelde olduğu gibi!

Arşivin durumu

● Tam metin

● 2/2 yorum korunmuş

Yayımlandığı site: teswirler.com · Kaynak: Web Archive kopyası — ertir.com, 19 Mayıs 2012 · Orijinal sayfayı gör ↗

Yorumlar 2


Turkmen dilinde bolanda has hem gowy bolardy,dushunip bilmedim

Tùrkmence ýazaýmaly ekeniñ. Jojukca (tùrkce) 7azypsyñ.