Anekdotlar (turkche)

AcnMagyx· · 813 просмотровteswirler.com

Ali okula yazılacakmış. Ama çok fırlama bir çocuk olduğundan babası bazı önlemler almaya karar vermiş ve okuldaki öğretmenine ve diğer öğretmenlere durumu anlatmış. Sıra servis şoförüne gelmiş. Servis şoförüne oğlunun ne kadar fırlama olduğunu anlatmış. Şoför hiç oralı olmamış içinden, "ufacık çocuk ne kadar fırlama olabilir ki?" demiş... Okul günü gelmiş ve Ali alınması gereken yerden servise binmiş. Yolculuğun ilk başlarında sakin sakin oturan Ali daha sonra şoförün yanına gelerek "amca benim annem tavuk babam horoz olsaydı ben civciv olurdum değil mi?" demiş. Şoför: - "Evet yavrum, şimdi geç yerine otur" demiş. Biraz sonra Ali yine şoförün yanına giderek "amca benim annem inek babam boğa olsaydı ben buzağı olurdum değil mi?" demiş. Şoför biraz sinirli: - "Evet, şimdi git yerine otur", demiş. Biraz sonra Ali yine şoförün yanına gelerek "amca benim annem" demeye kalmadan şoför Ali'ye "ben sana bir soru soracağım" demiş ve ardından "senin annen orospu baban pezevenk olsaydı sen ne olurdun bakayım?" demiş. Ali sırıtarak cevap vermiş: - "ŞOFÖR".
____Ders coğrafya dersi, Türkiye haritası tahtada asılı. Öğretmen her zamanki gibi çocuklara coğrafya kitabından sayfa numaralarını vererek okumalarını ister ve bütün sınıflarda yaptığı gibi poşetinden şişlerini çıkararak örgü örmeye başlar. Dersin ortalarına doğru müdür ve müfettiş kapıda belirince telaşlanan öğretmen örgüsünü fırlatarak surat kıpkırmızı ayağa kalkar. Kendi için ördüğü etek ise haritanin asılı olduğu çiviye takılmıştır. Müfettiş dersin nasıl gittiğini sorup çocuklara birkaç soru soracağını belirterek Ali'yi ayağa kaldırır. - "Türkiye'nin başkenti neresi oğlum?" - "Ankara hocam." Müfettiş tekrar Ali'ye: - "Harita bilgin nasıl? Bana doğum yerini gösterebilir misin?" Ali Sinop doğumludur ve öğretmeninin eteği Sinop'un üstünü kapatmaktadır. Biraz duraksadıksan sonra öğretmenine: "eteğinizi kaldırır mısınız hocam, doğum yerimi göstericem."
____(PRIKOL) Haylazın teki, matematikten yine sınıfta kalır. Matematik hocası, çocuğu karşısına alır ve konuşur: -"Bana bak Selami, bir daha sınıfta kaldığını görmeyeceğim!" Matematik öğretmenini çok seven çocuğun gözleri dolar: -"Hocam, ne oldu? İstifa mı ediyorsunuz?"


Gulkinchmy

Wuahahahaha(33%, 3 adam)

He he(22%, 2 adam)

Hihihuhu(0%, 0 adam)

HOHOHOHOHOHO(0%, 0 adam)

Hmmmm(44%, 4 adam)

Состояние архива

● Полный текст

● Сохранено комментариев: 21/21

Опубликовано на сайте: teswirler.com · Источник: копия Web Archive — ertir.com, 8 мая 2012 · Открыть оригинал ↗

Комментарии 21

İlkokulda hayat bilgisi dersinde bulutların oluşumu hakkında konuşulurken, öğretmen çocuklardan birine sorar: -Yani bulutlar nelerden oluşuyormuş? -Sulardan öğretmenim! Birkaç dakika daha konu anlatan öğretmen, bu sefer, dışarıyı seyretmekte olan bir öğrenciye soru sorar: -Sen söyle bakalım, peki siyah bulutlar nelerden oluşur? -Hmmmm... Kirli sulardan öğretmenim!

Derste fiil çekimleri işlenmektedir. Öğretmen çocukları sırayla kaldırır, birer fiil verir ve bunu zamanlara göre çekmelerini ister. Ayşe, gelmek fiilinin çekimlerini yapmak üzere kalkar: Geldim, geliyorum, geleceğim... Öğretmen daha sonra sınıfın haylazlarından Ahmet'i kaldırır: -Söyle bakalım, çalmak fiilinin gelecek zaman hali nedir? -Hapse girmektir hocam!

(PRIKOL)Baba, uzak bir şehirde, son sınıfta okumakta olan oğlundan gelen mektubu büyük bir sevinçle açar ve okumaya başlar: -Sevgili anne ve babacığım. Mükemmel bir dönem geçirdik. Dersler inanılmaz zevkliydi, ben de hepsine katıldım ve son derece başarılı oldum. Bu nedenle öğretmenlerim, gelecek sene benimle tekrar çalışmak istediklerini söylediler, ben de kabul ettim...

Birinci sınıfta, öğretmen tembel ama uyanık öğrencilerinden birini kaldırır ve sorar: -Bu harfin adı nedir? Çocuk biraz mırın kırın eder, sonra cevaplar: -Valla öğretmenim, o harfi çok iyi tanıyorum ama adı bir türlü aklıma gelmiyor...

Xaxa, eteklisi gowja. Son natdika? :-D

Cagajyk ejesinden sorayar
-eje men nadip dunya geldim?
Ejesi
- Seni leglek getirdi oglum!
Caga yaydanman:
- Leglegi kim s..kdi onda

Vezirler huzura çıkmışlar:
- Padişahım, hazinede para kalmadı. Yeni vergilere ihtiyacımız var, diyerekten.. . Padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış,
- Eeee! Ne vergisi koyalım?, demiş..
- Köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar! Padişah,
- Tamam, demiş. Aradan bir süre geçtikten sonra sormuş vezirleri...ne:
- Tepki var mı?
- Hiç bir tepki yok!
- İyi o zaman köprünün diğer tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın! Aradan bir süre geçmiş, Padişah:
- Var mı şikayet?
- Yok! Halkının tepkisizliğine kızan Padişah, gürlemiş:
- Köprülerin ortasına da adam koyun, gelip geçeni becersin! Aradan birkaç gün geçmiş, halktan bir tepkinin olmamasına içerleyen Padişah, çağırmış vezirlerini,
-Halkı dinleyelim hele bir, demiş gitmişler köye, Padişah sormuş:
- Var mı şikayet? Ses yok. Padişah tekrar :
-Var mı şikayet ? Şikayeti olan söylesin! diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmuş:
-Padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!..
- Eeee!, demiş Padişah bir umutla...
- Aksamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyız, bir adam daha koysanız...

Patrul bir alkashyn siyip duranyny gorup
- Bagyshlan jenap 5mun manat jeza tolemeli duzguni bozanynyz ucin
Alkash jubsinden 10mun manat cykaryp
- Gaytargysy hokman dal sycjagam

Öğretmen çocuğa sorar: -Oğlum elini bir cebine atıyorsun 10 milyon lira çıkıyor, diğerine atıyorsun 5 milyon lira çıkıyor. Yani senin neyin var? -Valla hocam onu bunu bilmem ama, bence üzerimde başka birinin pantalonu var!

eteklisi  bet ekeni🙂

Öğretmen dilbilgisinden bahsediyorken, fiil çekimi yapmış, -Bağırmadım, bağırmadın, bağırmadı dersem, bu ne olur? demiş. Bir süre kimseden ses çıkmamış, sonra bir çocuk ayağa kalkmış: -Önemli bir durum yoktur hocam, zaten kimse bağırmamıştır.

Çocuk elinde bir alışveriş listesiyle bakkala gider ve sıralar: -Şimdi bana kilosu 250 liradan 3 kilo elma, tanesi 175 liradan 5 sakız, bir de tanesi 400 liradan iki defter versene? -Evlat iyi güzel de, bizim fiyatlarımız farklı ki? -Olsun önemli değil, sen toplam fiyatı söyle. Ben de zaten matematik ödevi yapıyorum...

Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve seni en akıllı seçiyoruz demişler. Doktorlardan biri: Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin demiş. Deli: Gelemez ki! Doktor: Neden gelemezmiş? Deli: Çünkü kuruması için onu astım!

Adam geç saatte zil zurna sarhoş eve geldi. Karısı uyuyordu. Tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra karısının yanına geldi ve kadını uyandırdı. 
- Karıcığım, 
- Ne var ? 
- Sen ne mükemmel bir kadınsın be, bir tanesin. 
- Ne oldu gene? 
- Ne olacak tuvaletimize o otomatik lambayı ne zaman taktırdın ? Harika olmuş. 
- Ne diyorsun sen ne lambası? 
- Valla ne bileyim hayatım, tuvaletin kapısını açınca ışık yanıyor kapatınca sönüyor. 
Bu duyan kadın öfkeyle yerinden fırladı : 
- Allah belanı versin pis sarhoş yinemi buzdolabına işedin !

Gülüp hezil etdim oglanlar sagbolyn menem yazmak islardim wagtym çäkli

Fikra:
KARI$IK
Mehmet bey köpeginin tasmasindan tutmus yolda giderken,hoslanmadigi bir komsusuyla karsilasti.
Komsu sordu:
-Bu eshekle nereye gidiyosun?
-Yahu,bu köpek be,diye tersledi Mehmet bey.Köpekle eshegi birbirindn ayiramiyor musun?
Komsu aldirishsiz:
-Ben köpekle konusuyorum.Sen ne diye söze kasishiyorsun? 🙂

Fikra.
SOKAKTA.
-Beyefendi,cevrede bekchi ya da polise rastladiniz mi?
-Hayir,evladim.
-Öyleyse lütfen para cüzdaninizla saatinizi bana teslim edin.