Bigünä çaganyň ýeke damja gözýaşy
Düýn ors forumlarynyň birinde 10-12 sany ozalky watandaşlarymyz bilen gaty gyzykly jedel boldy. Olar üýşüp meň daşyma geçdiler we şol wagt ýanlarynda bolan bolsam, urup öldürerdiler. Wirtual dünýä meni olaryň elinden halas etdi. Onsoň şu gün ýene şol foruma girjek boldum welin, bolmady. Çaky, meni banlapdyrlar öýdýän. Düýnki jedelleşenleriň biri ol forumyň adminidi. Bähbit bolsun!
Jedele sebäp bolan zat, men ol ýerde Dostoewskiniň bir sözüni ýazypdym: «Счастье всего мира не стоит одной слезы на щеке невинного ребёнка».
Türkmençesi: "Bütin dünýäň bagtyýarlygy bigünä çaganyň ýaňagyndaky ýeke damja gözýaşa degenok".
Bu sözler Dostoewskiniň "Doganlar Karamazowlar" /"Братья Карамазовы"/ romanynda bar. Eseriň baş gahrymanlarynyň biri Aleşin öz agasy bilen gürrüňleşen wagty ýokardaky fraza garşylygyny bildirýär, "Çagalaryň gözýaş dökmeginiň müňlerçe sebäbi bar, haýsy bir çaganyň döken gözýaşyny adamzadyň bagty bilen deňejek" diýen gürrüňleri edýär. Munuň soňy dini düşünjelere baglanyşdyrylýar we agasy bilen arasynda uzak jedel bolýar. Düýnki ors forumyndaky agzalaryň hem köpüsi Aleşin bilen pikirdeş ekeni. Onsoň muny siz bilenem bir maslahatlaşyp göreýin diýip, aýratyn tema açdym.
Eýsem, bütin dünýäniň bagty /bagtyýarlygy/ bigünä çaganyň ýaňagyndaky ýeke damja gözýaşa degenokmy?Весь мир не стоит слезы невинного ребёнка?
Состояние архива
● Полный текст
● Сохранено комментариев: 94/94
Опубликовано на сайте: teswirler.com · Источник: копия Web Archive — ertir.com, 22 мая 2012 · Открыть оригинал ↗
Комментарии 94
Yslamyn bokculyklarny okajak welin hic yslamdan bokculyk tapamok. Yone Yslamyn ady blen hereket edilyan bir nace bokculyklary goryan. mysal: sen hazir dunya yuzinde adyn musulman bolup yoreyar. a sen musulmancylyga ilishyan yerin barmy yokmy ony dine Yokarky bilya. sen eden ya-da etjek bokculuklan welin goni musulman adyna gitya. Liberalny dowletlenem bashynda-da edil sheylerak bir adam otursa yene shol bokculuk musulmanlan adynagitya. shon ucin onerti bula AK bulam GARA tapawutlandyrjak bol
dunyan nache prosendini, nirelerini gulchulykdan halas edipdir? bizede habar bersene.
Nadip gullary azat edyan din, hachanda pygamberin ozunde we mashgalasynda gul saklanyarka?
bashda sholary azat etmeli ekenlerda.
@Ynsan
onsan?
haysy dowletleri, dunyan nache prosendini gulchulykdan halas edipdir Islam dini?
sen ol dünya ynanmayan bolsan sen Dostoyewska ynanyber dost.
Mena ol dünyan bardygyna şübhesiz ynanamson menin üçin bu zatlaryn ayry bir manysy bar.
Hemem men bu zatlara seredemde hiç hili art niyet bilen seretmamson arkayyn göryan
Sana Dosteyewskinin goldamagy manysyz bolmagy ahmal emme menin üçin kan zat anladyar.
Sebabi:
- Wagtynda men tohum-tijim ''baykulak'' - ''molla'' bolanson sürgün edilmegi we garry atamyn öz watanyndan ayry yat illerde ölüp gitmegi mana kan zat anladyar dost.
Öz hanymyn zaherlenip öldürülip öz yurdumyn tozdurulyp öz halkymyn öz yurdunda bakna bolmagyna tarap tutyan adam kan zat men üçin...
nirik baran bolsa. sen yzarlada okap goray yslamyn baran yerini.
7-nji asyrlarda men ata-babalarym turkmenistanyn hanlarydy Arablar gelip oldurdi we olary yslam dinini sokdy, halklaryny gyrdy, son bolsa jaylaryny yakyp baryny gul etdiler!!! mana yslamyn gaty uly manysy bar gandymaga!
• Türkler size ilişmedikçe sizde onlara ilişmeyiniz.
Çünkü milletimin mülkünü ve ALLAH’ın ona olan ihsanını
en evvel Kantura (Türk) nesli alacaktır.
İmam Taberani (Mu’cem’ül-Kebir ve Mu’cem’ül Evsat isimli eserinde)
• Habeşliler sizle uğraşmadıkça siz de onlarla uğraşmayınız.
Hele Türkler size dokunmadığı sürece
siz de Türkler’e (sakın) dokunmayınız!
Ebu Davud (Sünen-i Davud, IV.s:112)
•Benim ümmetimi öyle bir kavim sürüp, kovalayacaktır ki;
onların yüzleri (yuvarlak ve) enli, gözleri (çekik ve) küçük,
çehreleri sanki üzeri derilerle kaplanmış kalkanlar gibidirler.
Onlar üç defa Arabistan yarımadasına kadar ilerleyeceklerdir.
İlk istilada onların önlerinden kaçanlar kurtulacaktır.
İkinci istilada hücuma uğrayanlardan bazıları helak olacak ve
bazıları da canlarını kurtaracaklardır.
Üçüncü istilada ise onların kökleri kesilecektir
(Artık istilalar son bulacaktır) işte onlar Türkler’dir.
Nefsim yed-i kudretinde olan ALLAH’a yemin ederim ki,
Türkler (çok yakın bir gelecekte) atlarını
Müslüman mescidlerinin direklerine bağlayacaklardır.
Ebu Davud (Nuseym b. Hammad, Kitabü’l Fiten, Atıf Ktp. No:602,V.121122)
• İmam Taberani Hz. Muaviye’den şöyle nakleder:
İbn-i Zi’l Kela anlatıyor:
Bir gün Muaviye’nin yanındaydım.
Ermeniye vilayetinin valisinden posta geldi.
Muaviye valinin mektubunu okudu, hiddetlendi;
sonra kâtiplerinden birini çağırdı ve ona
valinin tahriratına şöyle yaz, dedi.
‘İdarendeki araziye Türkler’in akın ve yağma ettiklerinden
bunun üzerine arkalarından takip kuvvetlerini sevkettiğinden ve
bu takipçilerin yağma edilen şeyleri
onlardan istirdat etmiş olduklarından bahsediyorsun.
Anan sana matem tutsun, sakın bir daha öyle bir harekette bulunma,
Türkleri kışkırtma ve onlardan hiç bir şey istirdat etme.
Çünkü ben Resulullah’dan işittim.
Buyurdu ki; “Türkler yavşan otu biten yerlere
(Avrupa’ya) kadar ilerleyeceklerdir.”
Türk dilini bilyan bolsan okap gör.
Men ata-babama öz islegi bilen Yslam dini...
Bizinkilera gul bolmandyr... Şuwagdam Akdepe Hankarizde yerimiz dur
@Ynsan.
hawa, oz oyundaki gullary boshatmany, gidip tutush dunyan gullaryny boshadyardylar...
men ata-babalam ozleri orslary garshylapdyrlar komek edipdirler, olary surgun eden yok!
gara pisik
Gandym Aga
Ynsan
taryhda musulmanlaryn gul saklanyny we satanyny inkar edyanizmay shu tayda??
shondan son jogap yzsan oz akylyna onat bolar.
Ukraina gidip gyzlary gul edip bardellary doldyran yslamda dalmi? osman imperiyasy?
@GandymAga
arablaryn turkler barada aydan zatlarynyn bizin shu taydaky gul barada gurlap duranymyza name dahyly bar?
Dost oalryn ayry manysy bar...
Kölelik ve cariyeliği ilk defa İslâm Hukuku mu vazetmiş ve daha önce yokken yeni mi ortaya koymuştur?
Maalesef kölelik ve cariyelik müessesesi İslâmiyet'ten önce yokmuş da,
İslâmiyet getirmiş gibi İslama hücum edilmektedir. Halbuki İslâm'ın
hükümleri iki kısımdır:
Birincisi; İslâmiyet'in, daha önceki hukuk
sistemlerinde yok iken, ilk defa kaide olarak ortaya koyduğu yani
İslâm'ın müessisi olduğu hükümlerdir. Zekât gibi, miras payları gibi.
İslâm âlimlerinin açıklamasına göre, bu çeşit hükümler, yüzde yüz
insanoğlunun yararınadır; insanlar tarafından anlaşılmasa da hikmetleri
ve maslahatları vardır.
İkincisi; İslâmiyetin ilk defa ortaya çıkarmadığı ve
belki daha evvel var olup da İslâmiyetin sonradan tadil yoluna gittiği
yani İslâmiyetin muaddil olarak rol oynadığı hükümlerdir. Yani İslâmiyet
bu hükümleri ilk defa ortaya çıkarmış değildir. Belki bu hükümler, daha
önceden çeşitli toplumlarda ve hukuk sistemlerinde vardır ve vahşî bir
şekilde uygulanmaktadır. İslâmiyet, bu tür hükümleri, birden bire
kaldırmak insan yaratılışına aykırı olduğu için, tadil etmiştir. Vahşî
bir suretten medenî bir kalıba sokmuştur.
Kölelik ikinci çeşit hükümlerdendir. İslâmiyet,
daha evvelki toplumlarda yok iken köleliği getirmiş değildir. Belki
daha önceki toplumlarda var olan köleliği tadil ederek kabul eylemiştir.
Gerçekten de İslâmiyet geldiği zaman, Arap Yarımadasında yaşayan
insanların yarıya yakını köle idi. Her insanın evinde mevcut olan
nüfusun yarıya yakını ve bazen fazlası kölelerden oluşuyordu. Eğer
İslâmiyet, kölelik müessesesini birden kaldırsaydı, hem köle sahibi
efendiler ve hem de kölelerin kendileri açısından çok büyük sıkıntılar
meydana gelecekti. Efendilerin, asırlardır alıştıkları bu işten birden
bire vazgeçmeleri fıtratlarını değiştirmek kadar zor olacaktı; belki de
İslâmiyetin kaldırıcı emrine itiraz ettikleri gibi, bazı zulümlere de
yol açacaklardı. Köleler ise, çoğunlukla aile hayatından kopuk ve uzak
bir hayat yaşadıklarından dolayı, sokağa atılmış sahipsiz yetim çocuklar
gibi olacaklardı. Bu da sosyal ve ekonomik bir felâket demekti. Ahmed
Cevdet Paşa'nın ifadesiyle Müslümanlıkta köle almak, köle olmaktır.
İslâmiyet neden köleliği birden bire ortadan kaldırmadı?
Neden İslâm hukuku, bu tür müesseselerle köleliği tedricen kaldırmayı gaye edindiği halde, birden bire köleliği lağvetmedi? sorusuna
Hz. Peygamber (asv), sosyo-ekonomik açıdan çok önem arz eden bir cevap
vermektedir: Bilindiği gibi âyette mükâtebe akdi Eğer onlar hakkında
hayırlı olduğunu biliyorsanız şartına bağlanmıştır. Bu hayırlı olmayı,
Hz. Peygamber (asv) şu ifadeleri ile açıklamaktadır:
Yani ister mükâtebe akdiyle veya isterse başka yollarla köleleri
hürriyetlerine kavuşturarak âzâd etmek de her zaman hayırlı değildir.
Düşünün ki, cemiyeti teşkil eden fertlerin yüzde ellisi köledir. Bir
anda bunları hürriyetlerine kavuşturup sokaklara başıboş salıverdiğinizi
tasavvur ediniz. Cemiyet hayatı felç olacaktır. Yıllarca belki
asırlarca başkalarının yanında çalışmaya alışmış ve müstakil hayatı hiç
denememiş insanları birden sokağa salıverirseniz, hem sosyal açıdan ve
hem de ekonomik açıdan bu insanları felâkete sürüklemek manası
taşıyacaktır. Köleliğin tedricî olarak kaldırılmasının en önemli
hikmetlerinden birisi de budur2.
İslâmiyet kölelikle ilgili yeni olarak ne getirmiştir? Diğer sistemlerden farklı olan yönleri nelerdir?
İslâmiyet, daha önceki hukuk sistemlerinde bulunan kölelik müessessini iki açıdan medenî bir kalıba sokmuştur:
Evvelâ; köleliğin sebeplerini hafifleştirmiştir. Daha önce ve özellikle Roma ve benzeri hukuk sistemlerinden dokuz ona çıkan kölelik sebeplerini ikiye indirmiştir.
Ayrıca insanlığın fıtratına ters olan bu müesseseyi ortadan kaldırmak
için çeşitli tedbirler almıştır. Köle âzâd etmenin manen teşvik
edilmesi; kölelere imkân tanınarak bedelini ödemek şartıyla âzâd
olabilme imkânının verilmesi (mükâtebe); kölelerin bu durumdan
kurtarılması için onlara zekât verilmesinin tavsiye edilmesi ve zıhâr,
yemin bozma ve benzeri bazı suçlardan dolayı dinî bir müeyyide olarak
konulan keffâretlerin birinci alternatifi olarak köle âzâd etmeyi şart
koşması, bunlara misâl olarak verilebilir.
Saniyen; köleliğin medeni hale sokulmaya
çalışılmasının ikinci yolu da mevcu kölelelere meşru dairede iyi muâmele
edilmesini ısrarla tavsiye etmesidir. Bugün bile bir kısım Müslümanlar
sırf Müslüman oldukları için, medeniyim diyen insanlar tarafından
öldürülürken ve onlara temel hak ve hürriyetleri dahi çok görülürken;
İslâmiyet, köleri, bulundukları ailenin fertleri gibi kabul etmiş ve
korumuştur. Hatta Osmanlı arşivlerinde bulunan mahkeme kararlarında
Hristiyan kölelerin yemin ederken dinî inançlarına uygun tarzda yemin
etmesi ve mesela İncil'i Hz. İsa'ya indiren Allah'a yemin ederim ki ... demesi, bu zikrettiklerimize en müşahhas delilidir.
O halde İslâm hukukundaki kölelik müessesesini, esirlik ve kölelikten
hürriyete geçiş safhası olarak vasıflandırabiliriz. Bunun nasıl
yürüdüğünü biraz sonra tafsilatıyla nlatacağız. İslâm Dini geldiğinde,
kölelik, bütün dehşetiyle devam eden sosyal bir vakıaydı. İslâm hukuku,
yukarıda izah ettiğimiz şekilde tedbirler alarak, köleliği istisna bir
müessese haline getirdi.
Toplumun yarıya yakınının köle olduğu bir durumda, kölelik müessesesini
birden ilga etmek, hem köle sahipleri ve hem de daima bir efendinin
yanına sığınmış olan köleler için, sosyal ve ekonomik açıdan mümkün
değildi. Hedefi insanları küfürden kurtarmak olan bir Peygamber
(asv)'in, senelerce toplum fertlerinin ülfet ettiği, ahlaken ve hayat
itibariyle imtizaç ettikleri bu müesseseyi, birden bire ilga etmesi,
irşadın ruhuna da aykırıdır. İşte bu sebeple İslâmiyet kölelik
müessesesini hemen ilga etmemiştir. Fakat olduğu gibi de bırakmamıştır.
Tedricen ortadan kaldırmak için, önce köleliğin menbaını kurutmaya,
izlerini azaltmaya ve o günlerde câri olan hükümlere aykırı olarak
kölelere de normal insan gibi nazar etmeye insanları teşvik etmiştir.
Burada Gustav Lebon'un şu tesbitlerini aktarmak yerinde olur
kanaatindeyim:
Yani bu ikinci nokta ile söylemek istediğimiz şudur: İslâmiyetteki
kölelik ve cariyelik müessesesi, Hristiyan âleminde bilinen köleliğe
benzememektedir ve İslâmı bilmeyen insanların anlattıkları gibi
değildir.
ha ha! sen olary yeke gul edyaler diyip bilyanda diymek...
osman imperyiyasy hakda okaşdyryp göray.