Medyada görünmeyen Türkmenbaşı
http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=26253
Bu siyasat hakda dalmika diyyan. Gyzykly gordum . Belki sizem okarsynyz . ( Gysgaldylyp alyndy )
( Ahmet Temir - İsmail Kılınç - Sayı: 629 - 25.12.2006 )
Medyada görünmeyen Türkmenbaşı
İlginç uygulamaları ve otoriter yönetimi dolayısıyla eleştirilen Türkmenbaşı, kalbine yenik düştü. İşte medyanın görmediği ‘öteki’ Türkmenbaşı.
Dört yıl önceki suikast girişiminden kurtulan Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı, 1988’de aynı tehlikeyi atlatan Turgut Özal gibi konuşmuştu: “Kimse Allah’ın verdiği ömürden fazla yaşayamaz; ben de daha fazla yaşayamam.” Türkmenistan’ın kurucu liderinin ömrü, geçtiğimiz perşembe sabahına kadarmış. 9 yıl önce by-pass ameliyatı olan Türkmenbaşı, 21 Aralık’ta kalp krizi sonucu çok sevdiği ülkesine ve hayata veda etti.
Dünyanın, olumlu yanlarından çok, sıra dışı uygulamaları ve otoriter yönetimiyle tanıdığı, basının da çoğu kez uygulamalarıyla alay ettiği Saparmurat Niyazov Türkmenbaşı’nın ani ölümü, başta ülkesi olmak üzere Türk dünyasını derinden etkiledi. Uluslararası medyadaki imajının aksine, öksüz ve yetim büyüyen Türkmenbaşı’nın 66 yıllık hayatı, ilginç anekdot ve başarılarla dolu.
Türkmenbaşı, bağımsızlığın ilk yıllarında ülkedeki birlik ve beraberliği sağlamak için büyük çaba sarf eder. Mafyayı kısa sürede etkisiz hale getirir; ülkede asırlardır devam eden aşiret husumetlerine de son vererek Türkmen halkının tek bir millet olduğu gerçeğini bütün ülkeye kabul ettirir. Türkmenistan’ın 4 büyük aşiretinden biri olan Teke’ye mensup olmasına rağmen diğer aşiretlere de eşit mesafede durmayı başarır Niyazov.
AZACAKLARI, AZDIRMAM YA RESÛLALLAH!
1992’de ülkesinin bağımsızlığı için ‘şükür umresi’ yapar Türkmenbaşı. Umre arkadaşlarından biri de Türkmenistan Yazarlar Birliği eski Başkanı, merhum Berdinazar Hüdaynazarov’dur. Ünlü yazar Hüdaynazarov, bize umredeki ilginç bir vakayı aktarmıştı: “Medine’de Türkmenbaşı’yla beraber Peygamber Efendimiz’in (sas) kabr-i şerifini ziyaret ettik. Bize dediler ki; ‘Burada ne dua ederseniz kabul olur.’ Türkmenbaşı, Ravza’da yere oturdu ve derin, içten bir edayla dua etmeye başladı. Bir ara sanki Peygamberimizi canlı olarak görmüş, ondan bir uyarı almış gibi, oturduğu yerden heyecan ve hürmetle ayağa kalktı ve şöyle dedi: ‘Ben azmam; azacakları da azdırmam Ya Resulalah.’ O an orada bulunanların hepsi ve özellikle ben çok duygulandım.”
Medine’de aldığı bu ‘uyarı’dan mıdır bilinmez, Türkmenbaşı ‘azgın’ yöneticileri tereddütsüz azletmekle kalmaz, bunu yaparken görülmemiş bir ta’zir yöntemi de uygular. Görevini ihmal eden bakan ve üst düzey yöneticilerin halka hesap vermesi gerektiğini vurgular; çoğu kez onları televizyonda azarlayarak azlederdi. Yolsuzluk yapan yöneticilere hiç acımaz, onları milletin önünde rezil rüsvay ederdi. “Köyünüze dönüp hayvancılıkla geçinin” diyerek… Rüşvet alan bakan ve başbakanlar da aynı akibetten kurtulamazdı. Bir defasında yanlış tahmin yüzünden meteoroloji genel müdürünü de görevden almıştı.
TÜRKMENİSTAN’DA DEMOKRASİ YOK MU?
Türkmenbaşı, renkli kişiliğiyle Orta Asya’daki diğer liderlerden oldukça farklıydı. Aşkabat’a 30 kilometre uzaklıktaki Pervize ilçesinde ikamet eden Niyazov, her sabah kendi makam aracını kendisi kullanarak daha güneş doğmadan başkentteki köşküne gelirdi. Türkmen gelenek ve göreneklerine büyük önem veren Türkmenbaşı, birçok konuda olaylara müdahil olur, tavsiyelerde bulunurdu. Halkın kendi kültürünü unutmaması için Türkmence eğitime büyük önem vermiş, dünyadaki bütün Türkmenleri bir çatı altına toplamak için Dünya Türkmenleri Birliği’ni kurmuştu.
1994 yılında yaşanan kıtlıktan sonra tarım sektörüne daha fazla önem veren Saparmurat Türkmenbaşı, her yıl buğday biçme törenlerine katılır, buğday bayramlarında tarımı teşvik ederdi. Üstelik, her hasat dönemi bölge valilerini toplar, ürettikleri buğdayın hesabını alırdı. İstenen hasat hedefini yakalayamayan valiler azledilirdi.
Halkçı karakteriyle de dikkat çeken Saparmurat Niyazov, yer altı ve yer üstü zenginliklerin halkın öz malı olduğunu, bu sebeple devletin temel ihtiyaçları halka bedava veya çok ucuz fiyatlarla sunması gerektiğini salık verirdi. Türkmen halkı tuz, doğalgaz, su, elektrik ve kefen hizmetini bedava alıyordu. Önümüzdeki yıl ekmeği de bedava vereceğini söylüyordu Türkmenbaşı; ancak “ekmeğin kıymeti bilinmez” düşüncesiyle bu fikrinden vazgeçti. Türkmenistan’da benzin ve ulaşım hizmetleri de bedava denecek kadar ucuz. Bir depo benzin 1 dolara satılıyor. Din adamlarına saygısıyla dikkat çeken Türkmen lider, resmî açılışlardan önce dua ettirir, Kur’an okuturdu.
Otoriter Türkmenbaşı’nın kendine has sıradışı bir demokrasi anlayışı vardı. “Sizde demokrasi yok” eleştirilerini şöyle cevaplardı: “Türkmen halkının demokrasi yolu farklıdır. Halk korkmadan güvenle sokakta geziyorsa, karnı toksa, demokrasiyi yakalamıştır.” Halkın birlik ve berberlik içinde yaşamasını “en büyük demokrasi” olarak nitelendiren Türkmen lider, meclis üstü yetkiye sahip Aksakallılar Kurultayı’nı da ülkedeki ifade özgürlüğüne örnek gösterirdi. Ülkenin önde gelenlerinden oluşan bu meclis, yılda bir kez toplanarak önemli meseleleri görüşür. Kurultay, 26 Aralık’ta toplanarak devlet başkanlığı için seçim tarihini de belirleyecek. Türkmenbaşı, ölmeden önce ısrarla 2009’da görevi bırakacağını söylüyordu.
Göz açtırmadığı muhalifleri ve Batı’nın en çok tenkit ettiği konulardan biri de her yerde heykellerini diktirerek, Türkmen parası Manat’a kendi resimlerini bastırmasıydı.
Ama genelde halk tarafından sevilen bir liderdi Türkmenbaşı. Siyasi yönünün yanı sıra şair ve yazardı da… Okullarda zorunlu ders kitabı olarak okutulan Ruhname adlı eseri, çok sayıda dünya diline çevrildi. Ruhname’de Türkmenlerin tarihini, dinî, ahlakî yapısı, gelenek ve görenekleri anlatılıyor uzun uzun. Bir şiir kitabıyla birlikte toplam 7 eseri bulunuyor Türkmenbaşı’nın.
AB TÜRKİYE’Yİ ALMAZ
Trans-Hazar doğalgaz projesine büyük önem atfeden Türkmenbaşı, Rusya’nın Mavi Akım projesinin Trans-Hazar’ı ‘bitirebileceğini’ sürekli vurgulardı. Aşkabat’ı ziyaret eden dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ve Enerji Bakanı Cumhur Ersümer’e bu sebeple sitem etmişti. “Bizim de Babamız” dediği 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e de espriyle karışık bir uyarıda bulunmuştu: “Türk hükümetini anlamıyorum. Bizden ucuz gazı almıyorlar; fakat bahalı Rus gazı için can atıyorlar. Eğer ben ve Süleyman Baba bu proje gündeme geldiğinde ikimiz kürekle boru hattını kazsaydık şimdi bitirmiştik!” AB’nin Türkiye’yi almayacağını da sık sık tekrarlar, ülkesine gelen Türk yetkililere “Sizin yeriniz buralardır. Yüzünüzü bize çevirin. AB sizi kabul etmez” tavsiyesinde bulunurdu.
Dış borcu olmayan Türkmenistan, Türkmenbaşı döneminde dünyanın en hızlı gelişen ülkelerinden biri oldu. ABD, Rusya, Çin ve diğer devletlerle iyi bir denge stratejisi gözeten Türkmenbaşı’nın ülkesi, Orta Asya’nın gerçek İsviçre’si olma yolunda ilerliyor.
BAZI İLGİNÇ UYGULAMALARI
Türkmenbaşı’nın kararlarıyla ülkede kutlanan bayramlardan bazıları: halı bayramı, su bayramı, kavun bayramı, at bayramı, buğday bayramı, komşuluk bayramı…
Ay’da bir kratere, bir dağ zirvesine ve bir meteora da Türkmenbaşı’nın ismi verildi.
Altın takılara ilgisine rağmen, altın dişe karşıydı. Halka, ‘porselen diş’ tavsiye ediyordu.
Gün ve ay isimlerini değiştiren Türkmenbaşı, ocak ayına kendisinin, nisana ise annesinin ismini verdi. Günlerin yeni isimleri ise sırasıyla şöyle: Başgün (pazartesi), Yaşgün, Hoşgün, Soğapgün, Anna, Ruhgün ve Dinçgün.
Aşkabat merkezindeki Puşkin Tiyatrosu’nu yıkıp, Karacaoğlan heykelini diktirdi.
Sovyet etkisini kırmak için Rus televizyonlarının kablolu yayınlarını bile kapattırdı.
Kendi köyü Kıpçak’ta Orta Asya’nın en büyük camisini yaptırdı. Oraya defnedildi.
Состояние архива
● Полный текст
◐ Сохранено комментариев: 30 · исходное число неизвестно
Опубликовано на сайте: tmolympiad.org · Источник: копия Web Archive — tmolympiad.org, 16 января 2009 · Открыть оригинал ↗
Комментарии 30
Lider kültü
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=450825
İşler iyice sarpa sarınca "kurtarıcı" arayanların sayısı artar. Lider kültleri, doğal yollarla sorunların üstesinden gelemeyen toplumların sığınaklarıdır. Sağlıklı bir toplum kişilere değil kurumlara güvenmeli, liderleri uçurmak yerine kurumlarını geliştirmeli.
[Yorum - M. Şükrü Hanioğlu] Kurumsal kültler, şahıs kültleri ve Türk toplumu (1)
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=464649
Şahıs ve kurumsal kültlere dayalı ideoloji
Ele almamız gereken birinci sorun Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk etrafında yaratılan şahıs ve içi son dönemlerde artan bir ivme ile yeniden doldurulan "Cumhuriyet" kurumsal kültleri temellerine dayandırılan bir resmî ideolojinin neden toplumumuzun bazı kesim ve kurumlarınca "olmazsa olmaz" bir gereklilik olarak görüldüğü ve bunun ne derece anlamlı olduğudur.
[Yorum - M. Şükrü Hanioğlu] Kurumsal kültler, şahıs kültleri ve Türk toplumu (2)
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=465093
Şahıs ve kurumsal kültler olmazsa Türk toplumu dağılır mı?
Yukarıda ana hatlarına değinmeye gayret ettiğimiz iki kültü merkezine yerleştiren Türk resmî ideolojisi ve savunucuları, bunlar olmadığı takdirde modern Türk toplumunun bir arada tutulmasının neredeyse imkânsız olduğunu düşünmektedirler. Bu inancı doğuran ciddî nedenlerden birisi bu kültler çerçevesinde Atatürk idaresinin altın çağdaşlaştırılması ve onun uzun bir sürecin hayatî değişimlere sahne olan bir halkası olmaktan ziyade bütünüyle yeni bir başlangıç olarak mütâlaa edilmesidir. Sıklıkla gündeme getirilen "ümmetten yaratılan millet", "kulluğun yerini alan yurttaşlık", "gerilik yerine çağdaşlık ve aydınlanma" benzeri söylemler cumhuriyet öncesini her türlü olumsuzlukla donatarak hayalî bir Osmanlı idaresi yaratmakta ve tarihî gerçeklere uymayan bir kopuş dile getirmektedir. Altı asır süren monolitik bir Osmanlı tarihi ve idaresi varsayarak Kanun-i Esasî ile yönetilen, Türkiye'de 1950 yılına kadar gerçekleşmeyecek anlamıyla seçimler yapan, "Osmanlı vatandaşlarımız" ifadesinin en yaygın siyasî hitap tarzı olduğu bir toplumu bir ümmet içindeki kullar topluluğu olarak görmek ancak idare tarihimiz hakkında hiçbir bilgi sahibi olmamakla mümkündür. Danıştay benzeri kurumlarımızın iftihar vesilesi kabul ettiği yaşları, Cumhuriyet öncesinin hiç de kulların oluşturduğu bir ümmete benzemediğinin mühim delilleridir.
Benzeri şekilde Cumhuriyet öncesi Osmanlı toplumunun, Alman vülgermateryalizminden pozitivizme, sosyalizmden Türk ve diğer milliyetçiliklere ilişkin kuramların da dahil olduğu her türlü fikrin tartışıldığı bir yapı olduğu unutulmamalıdır. On dokuzuncu yüzyıl materyalistlerinin kutsal kitabı kabul edilen Büchner'in Kraft und Stoff (Madde ve Kuvvet) eserinin kısa sürede 2.250 adet sattığı, her türlü düşüncenin derinliğine tartışıldığı bir toplumun çağından bütünüyle kopuk olduğunu varsaymak da fazla anlamlı değildir.
McMurry sana yagdaya düşünmegin üçin has köprak pikir, makala öne sürüp bilerin. Yone senin şulary hiçhili tarap tutmany okamagyn gerek.
Oglanlar pikirlerin kopusuni okadym, sizin diymek isleyan zadynyz dusunduryan zatlarynyz ac acan sag bolun.
Mena dogrymy aytsam, Turkmenbasyn edyan iserini halayardym, hasam dunyade bolyan bir suru erbet isleri gorup Turkmenbasa bolan soygum hasam artyardy, TM hic zatdan habary yok, arkayin durmusu bar, hudaya sukur, dogrysam solmyka oydyan,(garaja catmam ........ yatmam) diydiryardi halka.
Ozi gaty guycli siyasatcydy, onun seyle bolmagy dunya nazarynda bizin ucin halky ucin has govy. Gonsy dowletimizde sowes bolyar, bizin dowletimiz hudaya sukur parahatcylyk. Siz turkiyede okayan bolsanyz sol yeri mysal alyn nace turk esgeri Yraga gitdi?
Dunya dowletleri her hili siyasy temada gaty guycli, biz TM edil su wagt ejiz, oz ozumize govnimiz yetyar, Turkmenbasy dunyadaki su uruslar sowesler az wagty, Bitaraplyk diyip bir zat aldy, mydama ozunu goragcy gural hokmunde ulandy.
Kop siyasy yignaklara gosulup bilmersiniz diydiler, TM bolyar diydi, oz yoluny ozi saylady, menin pikirimce dogrysynam etdi.
Sebabi su dunyade bolyan siyasatyn esasy bolegi basga yerlerde cozulyar.
Suny hem yadymyzdan cykarmaly, Bir dowletin presidenti bolmak sol dowletin hemme zadyny cozmage haky bar diymek dal, Presidentinem edyan islerini caklendiryarler.
Siyasat siyasat bolyar, biri bir zat halayar beylekisi halanok in govysy nokady goysak hasam govy bolar.
sag bolun
"Her kimin oz plany bar Hudayinam oz plany bar"
Onki yali ulalip gitmanka, su blogda komment yazmani ocurjek.
Ha yenede, gayrat edip, basga yerden dolylygyna copy&paste etmalin, shol barada oz pikirinizi yazip, link goyalin.
McMurryjan agam gel shulary goyalyla indi. Eyyam yzy ula gidip bashlady. Hazir Bayramam gelerde ozuninkini dogry etjek bolar :) onnan senem ozunkini dogry etjek bolarsyn sheydip bu ula gider gelin gowsy shu tema hic hili koment yazmaly. Gowam diymali erbedem.
Men komment yazin diyemog-a. Yazmasinlar . Gerek dal komment. Okasy gelen okasyn. Okamak islemeyan okamasyn. Ana bar bolany.
Myrat sen Aksiyonyng bir hepde ongki sanyny oka.Pinocheting olumu baradaky habary:)
Linkini berip bilermin? Tapmadym.