Hakykatdan döran Setirler, (alihanyn goşgysyny okan mahalym aklyma geldi yazdym)
söyjek yigidinde, baylyk gözleme,
seni söyyan diyip, yalan sözleme,
toyun tutup sonam guşak çözleme,
toydan sonam, enem diyip aglama.
baylyk bolan yerde, bolluk köp bolar,
gap çanaklar hem nygmatdan dolar,
şükür etmezler, garny hörekden doyar.
pikir etmezler, bela isripden geler.
şükür etmek gerek, berlen nygmata
,üns hem bermek gerek, arzan gymmata,
haramdan yok derek, bary biderek,
halal iymek gerek,muhammet ymmata
Arhiwiň ýagdaýy
● Doly tekst
● 66/66 teswir saklanypdyr
Ýazylan saýty: ertir.com · Çeşme: Web Archive nusgasy — ertir.com, 7 maý 2012 ý. · Asyl sahypany gör ↗
Teswirler 66
Menem shony aydyonda
Ay gysgaça ytjak bolsak, oglanlar internetde söygi diyip zat yok. in my mind
Yshk eser etmese yanmaz cyraglar diyyadimi Magtymguly ata, yshkyn yone sonduryan zatlaram bar eken
söýgi şol tussag edýän sebäplerden biri, pul, baýlyk, şohrat we ýene ýeneler hem tussag edýän sebäpler
Mana galsaha soyginin derejeleri barmyka diyyan
bay bolup azmak yerine, garyp bolup sürünmek has gowy.
şöhratly bolup sapytmak yerine, benne bolup ölenin has gowy.
eline batan her bir tiken hem, günalerine kefa dir diyilya.
goy kynçylyk çekeli. bollukdan azandan gowydyr.
garyp galla tapsa, gap tapmaz diyilya. baylara berersda gabymyza sygmayan gallamyzy. 🙂
hayasyz.Magtymgulyny go$ma gowusy.oñ o ýerde aýdýan y$ky ba$ga zat.
aha dogry diyyan. pyragy uly zat. edere işi yok yali otyryp yşk barada yazan daldir.
yokarda aytdyma soygin derejeleri bar diyip
Türkçebilyamin dosss. sana söyginin derejelerini görkezyan hadisler görkezjek
terjime edip beray korpe
Bir gün Resûl-i Ekrem (s.a.) Efendimiz Hz. Ali'ye: -Ya Ali, Allah Teâlâ'yı sever misin? diye sordu. O da: Evet! Ya Rasûlallah severim. dedi. Efendimiz: O'nun Rasûlünü de sever misin? dedi.Hz. Ali heyecanlanarak: Evet yâ Rasûlallah! dedi. Efendimiz tekrar: Kızım Fâtıma'yı da sever misin? diye sordu. Hz. Ali hiç tereddüt etmeden. Evetdedi Efendimiz: Hasan ve Hüseyin'i sever misin? dedi. O da: Evet ya Resûlallah severim. diye cevap verdi. Resûl-i Ekrem (s.a.): Ya Ali, gönül bir tane, sevgi ise dört. Bir kalbe bu kadar sevgi nasıl sığıyor? buyurdu. Hz Ali bu suale bir türlü cevap veremedi. Düşünceli bir vaziyette evine döndü.
Onu düşünceli ve durgun görünce Hz. Fâtıma (r.anha) üzüldü. Ne olduğunu ve onun zihninden geçirdiklerini öğrenebilmek için şefkatle: Ya Ali sizi durgun görüyorum. Üzücü bir şey mi oldu diye söze girdi ve; Eğer bu dünya ile ilgili ise kederlenmeğe değmez. Ahiret ile ilgili bir husus ise nedir sizi üzen şey? dedi. Muhterem eşinin sorusunu cevapsız bırakmak istemeyen Hz. Ali (r.a.) başından geçen olayı anlattı ve Efendimizin sorduğu soruya cevap veremediğini söyledi. Hz. Fatıma (r.anhâ) soruyu öğrenince gülümsedi ve Ya Ali! Babamın yanına var ve bu suâli şöyle cevaplandır. diyerek açıklamalarda bulundu. Hz. Ali bu izâhatten memnun oldu. Gönlüne hoş geldi ve Efendimizin huzuruna koştu: Ya Rasûlallah! Sağ, sol, ön, arka diye insanın yönleri vardır. Kalbin de böyle. Ben Allah'ı aklım ve imanımla, sizi ruhum ve imanımla, Fâtıma'yı, insânînefsim ile, Hasan ve Hüseyini de babalığın tabii icabı ile seviyorum. dedi. İki Cihan Güneşi Efendimiz bucevaba tebessüm etti ve: Ya Ali! Bu sözler ancak Peygamber ağacının dalından alınmış meyvelerdir. buyurdu...
Bir gün Resûl-i Ekrem (s.a.) Efendimiz Hz. Ali'ye: -Ya Ali, Allah Teâlâ'yı sever misin? diye sordu. O da: Evet! Ya Rasûlallah severim. dedi. Efendimiz: O'nun Rasûlünü de sever misin? dedi.Hz. Ali heyecanlanarak: Evet yâ Rasûlallah! dedi. Efendimiz tekrar: Kızım Fâtıma'yı da sever misin? diye sordu. Hz. Ali hiç tereddüt etmeden. Evetdedi Efendimiz: Hasan ve Hüseyin'i sever misin? dedi. O da: Evet ya Resûlallah severim. diye cevap verdi. Resûl-i Ekrem (s.a.): Ya Ali, gönül bir tane, sevgi ise dört. Bir kalbe bu kadar sevgi nasıl sığıyor? buyurdu. Hz Ali bu suale bir türlü cevap veremedi. Düşünceli bir vaziyette evine döndü.
Onu düşünceli ve durgun görünce Hz. Fâtıma (r.anha) üzüldü. Ne olduğunu ve onun zihninden geçirdiklerini öğrenebilmek için şefkatle: Ya Ali sizi durgun görüyorum. Üzücü bir şey mi oldu diye söze girdi ve; Eğer bu dünya ile ilgili ise kederlenmeğe değmez. Ahiret ile ilgili bir husus ise nedir sizi üzen şey? dedi. Muhterem eşinin sorusunu cevapsız bırakmak istemeyen Hz. Ali (r.a.) başından geçen olayı anlattı ve Efendimizin sorduğu soruya cevap veremediğini söyledi. Hz. Fatıma (r.anhâ) soruyu öğrenince gülümsedi ve Ya Ali! Babamın yanına var ve bu suâli şöyle cevaplandır. diyerek açıklamalarda bulundu. Hz. Ali bu izâhatten memnun oldu. Gönlüne hoş geldi ve Efendimizin huzuruna koştu: Ya Rasûlallah! Sağ, sol, ön, arka diye insanın yönleri vardır. Kalbin de böyle. Ben Allah'ı aklım ve imanımla, sizi ruhum ve imanımla, Fâtıma'yı, insânînefsim ile, Hasan ve Hüseyini de babalığın tabii icabı ile seviyorum. dedi. İki Cihan Güneşi Efendimiz bucevaba tebessüm etti ve: Ya Ali! Bu sözler ancak Peygamber ağacının dalından alınmış meyvelerdir. buyurdu...
bagyshla.derejeler diýeniñi pikir edip ýetishmändirin.
(Magtymguly barada söz gitse,töweregme kän seredip bilmän galyan)
hayasyz, mümkün bolan günü terjime edaymesem. yöne bilyansinlay türkçe.
körpe sözini men köp ulanyan. meni tanayana dalsin 🙂🙂🙂:
men dusunemde kyncylyk cekyan korpe sozini men taze oylap tapdym, menin firmynny sozum bolar shu
Gysgaça Yslam edebiýatynda söýgi iki manyda geçýär. 1. Hakyky söýgi (Allaha we pygamberine bolan söýgi) 2. Göçme manydaky söýgi. (ýagny şu oglan-gyz söýgüsi). Bu umumy manydadyr. Hususy manyda bolsa. Bu iki hili söýgüniň hem öz içinde derejeleri bar.
menem shony aydyonda
yone men bashymdan geciren soygimi makul bir soygi diyip kabul edemak, dine soygi sapagyny yashadym diyip pikir edyan, kim bilyar, yene hakyky soygini bashdan gecirsem belki hayamam gaydyp geler
Haýasyz Mejnun we Leýla hekaýasynyň bize düşindirmek isleýän zady şol meseledi. Ýagny göçme manydaky söýgi adamy hakyky söýgä eltip biler.