Nikâhta söylenen 'evet'ler nasıl kısa sürede 'hayır'a dönüşüyor?

aczfakrshukr· · 401 gezek okaldy· halanan: 1teswirler.com

Birbirini görüp severek, anlaşarak evlenen çiftler, daha birkaç ay geçmeden sorunlar yaşamaya başlıyor
Evlenen çiftlerin yarısının birkaç yıl içinde boşanma aşamasına gelmesi "Problemler nereden kaynaklanıyor?" sorusunu gündeme getiriyor. Nikah masasında mutlulukla söylenen 'evet'ler, ne oluyor da kısa sürede 'hayır seni istemiyorum'a dönüşüyor? Aile danışmanı uzman psikolog Hasan Ali Göncü, bu soruya çok kısa bir cevap veriyor: "Çünkü çiftler en başta zaten evet, demiyor. Zihinlerindeki hayır'ları nikahtan sonraki üç beş ayın sonuna saklıyorlar."
Göncü'ye göre, çiftler, evlilik süreci başladıktan sonra kabullenmedikleri birçok şeyi göre göre nikah masasına oturuyor. Çünkü kendilerine ait öncelikleri dile getirirlerse bu işin baştan kopacağını düşünüyor veya duygusallığı bozmak istemiyor, hallederiz sanıyorlar veya bir noktadan sonra geri adım atamıyorlar. Evlilik hazırlıkları yapılırken, ev tercihleri yapılırken, alışverişler, düğün yeri gibi konulardaki sürtüşmeler, akla yatmayan şeyler olsa bile örtülüyor. Onaylamadığı birçok şey olsa bile süreç başladıktan sonra dönmek sanki daha büyük bir hata ve ayıpmış gibi buna cesaret edemiyorlar ama belli süre geçtikten sonra bunun faturasını ödüyorlar. Bir deftere yazılan, dürüstçe konuşulmayan birçok mesele sonradan açığa çıkıyor. Hasan Ali Göncü, evlilikte ilk sorunların eşini kendine göre değiştirme isteğinden kaynaklandığını söylüyor. Herkes eşinin sevmediği yönlerini değiştireceğine inanarak evleniyor. Değiştiremeyince de 'benim evlendiğim insan bu değil' diye şikayetler başlıyor. İnsanların aslında hayalleriyle evlendiklerini ifade eden Göncü, "Herkes hayalindeki insanı, hayalindeki evliliği ve evi kurmaya çalışıyor. Evlilik öncesi dönem, sinema salonunda film izlemeye benziyor. Oradaki atmosferden dışarı çıkınca işine gücüne koşturan insanlarla karşılaşıyor, gerçek hayatla yüzleşiyorsun. Sonra birbirlerine 'sen benim evlendiğim kişi kadın/ erkek değilsin' diyorlar. Hayır oydu ama sen o yönlerini hiç görmedin, düşünmedin." diyor.
Evlilik sürecine başlarken çiftlerin duygusallık ile mantığı dengelemekte zorlandıklarını belirten Göncü'ye göre, ya tamamen mantık evliliği yapılıyor, eğitimi, geliri, aile yapısı tutuyor öyleyse uygundur, deniyor ama duygu tarafı ihmal ediliyor ya da mantıki uyumlar göz ardı edilip sadece birbirini sevme ve arzulama hali önemseniyor. Ama ilk 5 ayın ardından duygusal tatminler de yaşandıktan sonra herkesin kendi kişiliği, kendi yaşam standartları, kültürleri, aile anlayışları, ailelerinden aldıkları değerler ortaya çıkmaya başlıyor.
Evlendikten sonra ilk kabul edilmesi gereken şey ise, evlenmeden önceki hayat ile sonrakinin farklı olacağı. Çünkü iki taraf da farklı bir aileye dahil oluyor, akrabaları çoğalıyor ve karı-koca, gelin-damat gibi yeni roller üstleniyor. Bu rollerin farkına varıp ona göre davrananlar sorun yaşamıyor ama bu rolleri yokmuş gibi hayatını evlilik öncesine benzer yaşamaya çalışanların ilişkileri gerginleşiyor.
Önce temel insanÎ değerler geliştirilmeli
Günümüzde evlilik ilişkilerinin güç mücadelesine döndüğüne dikkat çeken Hasan Ali Göncü, bu durumu şöyle yorumluyor: "Kadına da, erkeğe de yaratılışından farklı roller veriliyor. Her iki tarafın var olan potansiyelinin çok üstünde bir şeyler yapması bekleniyor. Özellikle kadınlara her işin üstesinden gelebileceği fikri pompalanıyor. İnsanlar eşlik, kocalık, babalık, annelik kimliklerini içinde taşıyor ama fıtratının ötesindeki beklentiler bu düzeni bozuyor. Evlilik doğal haline dönerse sorun kalmaz aslında. Evlilik kurslarına, ana-baba okullarına da gerek kalmaz. İnsanlar önce kendi üzerine düşen, fıtratına uygun rolleri yerine getirsin. Onun üzerine daha ne yapılabilir diye okullar açılabilir ama bir binanın temeli sağlam olmalı. Bu okullarda var olmayan temel üzerine dekor yapılmaya çalışılıyor. Bu temel, insani değerlerle, ahlak ile, eğitimle, dini-manevi bilgilerle oluşur. Kişinin bunlarla örülmüş bir kişilik yapısı yoksa tavsiyeler işe yaramaz. Temel insani değerlere sahip olan biri ise zaten karşısındakinin ihtiyacını anlar. Bu değerlerden yoksun kişiye ne kadar eğitim verseniz de evliliğe dair bir şey kazanamaz. Mutlu olmak istiyorsanız önce temel insani değerlerinizi, manevi duygularınızı, merhametinizi içinizde büyütün. Merhamet duygusu kuvvetli bir insanın eşine kötü davranması, ihtiyaçlarını isteklerini göz ardı etmesi mümkün mü?"

Arhiwiň ýagdaýy

● Doly tekst

● 4/4 teswir saklanypdyr

Ýazylan saýty: teswirler.com · Çeşme: Web Archive nusgasy — ertir.com, 18 maý 2012 ý. · Asyl sahypany gör ↗

Teswirler 4

Türkmençe bolsa gowy bolardy... Zyýany ýok Türkçe bilýänler okarlaý... Onda-da menä haladym.

Psiholagyn dushunjesi ve anlatim tarzi ichin +1. Dogrylar dogry shekilde dushundirmegin yanynda pozitif dushundirmek bar. Adamy yadatman, howeslendirmek. Bashda bor diyip durmush guryanlar belli wagtdan son yok, sen menin diyyan adamym dal eken diyip ayrylyshyanlaryn anynda owal bashdan yok (islegsizlik) bolyan eken. Muny gaty gowy dushundiripdir. Adam oz icki dunyasi bn dost bolmaly. Bialac hereketlerin sony pajygaly bolar. Ozuni tanap beylekilerem bolushy yaly gorup bilsen yalnyshmazmayan. Gerci oz bolushy yaly gorunen adamy kabul edip etmemezlik soragy yuze cykyada, olam her adamyn shahsy batyrlygyna galan mesele. Sonucta hakykat yeke tak, yagny olam adam senem adam. Biri birin yerine ozuni goyup yashamak, garshy tarap dal de bir sany yeke tarap yaly kabul edip bilmek, yoldashyn dali bolanda weli bolup bilmek...mashgalany ayakda dip diri tutar. Mashgala mukaddes bolmaly. Bu dushunje iki taraplayyn bolmasa bolmaya. Son yykyljak mashgala gurulmaka duyulsa gowy, beyle yagdayda wapshe ishin gyrasyndan girilmese gowy. Durmush gurjak gosh oynalyan sahna dal, adamlaryn hemmesi de oyuncylar yaly duygydan duyga uytgap bilmez. Mashgalany bu gun gur erte yyk bolmaz, durmushda kyncylyklara doz gelip bilmejek bolsan durmush gurmagyn, sen ozuninem bir manysy galanok.

bu yazgy turkmençe bolsa gowy bolardy yöne terjime etmage wagt yok.
bu öran uly problemalaryn biri. günbatar yurtlary barada hiçligi sözem yok emma gündogar yurtlarynda da indi bu yagday öran köp gabat gelya we jemgiyetin fundamenti we esasy bölegi bolan maşgala binyady git gide gowşap yikilip baryar.
 
Shahyrlardan biri bu problemanyn esas gözbaşyny yaman gowy beyan edyar.
 
Ne irfandır veren ahlâka yükseklik ne vicdandır,
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır
 
Gelin maşgala durmuşyna dünyewi göz bn seredelin we netijani görelin.
Öylendin we maşgala durmuşy başlady. özümizden başga birinin jogapkarçiligi.
Önki yaly arkayin gezip,hereket etmek indi kyn. kabir zatlardan pidakarlik etmeli.
Çagalar hem ulalyp başlasa ondan sonra dine olar üçin diyen yaly yaşamaly.
İndi geleli asyl mesela. eger biz üçin hemme zat bu dünyaden ybarat bolsa we bu alem bizin üçin maximum derejede zowky sapa sürüljek alem bolsa yokardaky külpetlerin hemmesi bizin pelsepamize ters bolya we ana onsan hemme zat şondan sonra başlaya. onuşmadyk,şeyle problema boldy,yok şu boldy yali hemme bahanalar aslynda bir perde.esasy sebap yokardaky. 2 kupletlik yokardaky setirlerem bu yagdayi gysgaça gowy bir dilde anladya.
günbatar yurtlarynda maşgalan bn we çagajyklaryny yetişdirip ömrü sonlap bilmeklik öran uly bir waka.
 
yagdaylar gysgaça şeyle.