Neden seni bekliyorum?!..
Bu ýazgy RSS lentasyndan dikeldildi, teswirleri saklanmandyr.
#NEDEN SENI BEKLIYORUM...
Neden seni bekliyorum?!. Neden... Gelmeyeceğini bile bile bekliyorum. Gelmeyeceğini bile bile beklemeyi kim saflîk zanneder, ama ben ona AŞK demek istiyorum...
Ya gelirsen?!. Kim bilir? Hayat bu...
Ne olacağını ne sen bilirsin ne ben...
Hatirliyormusun ilk günümüzi...
Mesajlar yazışmıştık... Sonra bana resmini göndermiştin... Ben o hoş resmine hayran olmuştum ve şiir yazmıştım... Sonra... Her şey o şiirle başlamıştı sonra...
Sen buluşmadan önce demiştin 'biz başka başka hayatlarda olsa bile biri birimizi sevebilirmiyiz' diye... Ben sadece "Evet, evet, evet..." diyordum... Nerden bileyim bu sevginin ilk günü ayrilik sinyali ile geldigini... Sonra ben seni görmek istemiştim. Ama sen zamanı değil diye beninle buluşmamıştın...
Ben ayriliğa, terk edilmeye dayanamayacağımı bildiğim için senden birazda olsa uzak durmak istiyordum. Ama sen her iki ya üç günden bir bana mesaj gönderiyordun, halimi soruyordun... Sonuçta biz yine biri birimize çok yakınlaştık... Kendimizde bunu bilemedik. Kendimizde bunu bilemez hale geldik. Aşk insana neler yaptırır ki... Ah, Güzelim, ah...
Aşk gerçekten insana çok zalim davranırmış. Bugün gel gör halımı... Çok zayifladım, çok kilo verdim... Yemek yemek, su içmek, uyumak, eğlenmek, kitap okumak gibi şeylerin hiç bir anlamı kalmadı artık. Hastaneler evim oldu... Dünyami başıma dar ettin... Artik neyse üzülme bunlara...
Devam edelimi hatirlayalımmı o tatlı günlerimizi?!.. Tamam.
Birgün sen bana ilk tanıştığımiz günde aldatan şeylerini doğru söyleyip gerçeği gizlediğin için çok özür dilemiştin... Ben şok olmuştum.. Ama iş işden geçmişti.. Sana olan aşkım benim gözlerimi kör etmişti... Olsun, güzelim olsun, ne olacaksa olsun demiştim...
Çünkü senden vaz geçemiyordum, vaz geçmek artık bana imkansız görünüyordu... Sonra birkaç günü geçirip buluştuk... Buluştukda ne buluştuk...
O mutlu gün benim ayrilikta geçirecek günlerimizin başıymış. Her başlangıç bir ayrilik dedikleri çok dogruymuş...
Senin hayatinda neler başladı, bilmem, ama senden ayrilmaksa bana her şeyin başlangıcı oldu. Artık bütün dertler, kederler benim başımda... Neyse üzülme bana. Çekip gittigin günde ne kadar acımasiz ve zalim davrandiysan bugünde böyle yap... Ben şimdilik seninle geçen o güzel günlerimi hatırlayacağım...
Evet... o buluşma her şeyin başlangıcıydı... Sen Allahtan beni, kalan ömrümüzde beraber olmayi, hiç bir zaman ayrilmamayı niyaz ediyordun..
Peki ya, ben seni o zamanlar terk edip gitmişsem, sen o zaman ne yapacaktın?!.. Üzülermiydin?!. Ağlarmıydın?
Veya benim için Allaha yalvararak benim mutsuzlugumumu isteyecektin?!.
Ya unutarmıydın beni ve beninle olan her şeyi...
Söyle ne yaparsın?!. Ya başka birinimi sevecektın bana yazık edip?!.
Bugün benim başımda ne kavgalar var bilmen için bunu düşünmen bile yeter...
Evet, ben üzülüyorum, ayip bile olsa agliyorum, her gün agliyorum, aglamaktan gözlerim içine çöktü... Allaha yalvararak benden sonra senin mutsuzlugunu istemesemde senin beni terk edip çok büyük hata yapmış oldugunu bilmeni istiyorum... Ben sana kahredip başka birini sevemem... Unutamam seni... Unutamam demiştim... Işte buda benim senden farkım...
Hatirliyormusun beraber geçen o güzel gecemizi...
Bal ve yağ gibiydik... Sen ve ben diye bir şey kalmamıştı... Ben sende kaybolmuştum... Tenimin her bir hücresi senin tenine karişmıştı... Hiç bitmemesini istedik o gecenin. Su gibi geçip giden zamana bakarak birlikte "Sakın, dur!" diye haykırıyorduk...
Biz o anda zamanın değil zaman bizim arkamızdan koşuyordu... Zaman bize yetmiyordu...
Biliyormusun, sen ara sıra bir işle meşgul olsam, veya mesaj yazmaya vaktım olmasa bile beni unutuyorsun diye bana küserdin, elimi ayağımı bağlamıştın. Evet bende her bir işimi bırakarak seninle meşgul olmayı istiyordum... Sen o zamanlar beni ne kadar seviyordun... Sen evlensen ben ne kadar dayanırım diyordun.. Kiskanırım diyordun... Kime evlensen bile unutma benden izin al ve hatta evlenecek kızını bile bana göster sonra al diyordun... Seni asla paylaşmak istemiyorum diyordun... Eger evlensen nikah ağır gelip ilk sevgini unutursan beni incitirsin demiştin...
Sen bana söylemesende benim için geceler uykudan kalıp Allaha dua ettigini biliyorum... Aslında bende seni isteyip Allaha dua etmiştim... Bir değil iki değil... Kaç defa... Allah duamı kabul etmişti... Sen benimdin... Ben senden başka hiç bir şeyi istemiyordum... Ama bir yerde kusur işledim galiba... Sen elimden kaydın gittin.. Neden?!. Nedenini bile söylemedin.. Senu o nedeni diye söylediklerin yalan... Inanamiyorum ben onlara... Sen beni kandiriyorum diye zannediyorsun, ama kendini kandırıyorsun. Belkide kendin bile söyledigin yalanlara inanamiyorsun... Inanmış gibi görünmek istiyorsun...
Yüregim aglamak istiyor, gözlerim izin vermiyor...
Gözlerim yine seni görmek istiyor ama kader izin vermiyor...
Gönlüm sana kavuşmak istiyor ama yollar izin vermiyor...
Seni her gün yüregimden silmek istiyorum ama Rabbım buna izin vermiyor...
Şunu iyi bil: Sen geçmişe bakarak ne kendini ne beni âsi ilan etmeye hakkın yok. Çünkü biz sadece mutlu olmak istedik...
Ben seni adam gibi sevdim... Seni meleklerin ornuna ýücelterek sevdim. Belkide adam gibi sevenlerin alacağı bir ödülmüş bu YALNIZLIK...
O güzel gecemizde seni asla unutamam, asla seni bırakamam demiştin ve hatta bana benden ayrilmayacağine söz vermiştin. Ben senden ayrilmayacağim diye söz verdiğimde zaman zaman buna inanmak zor diyordun. Ben verdigim sözü tuttum. Bugün geriye dönüp bakiyorum beni bu yalancı fanide ilk bırakıp giden sen oldun!..
Ben seni ne yere sığdırdım ne göge... Sen olsa beni "Beni affet, unut ve hoşçakal" diye sözlere sığdırdın...
Sen bu gidişinle ayrıldıkmı saniyorsun? Sen orada Akdenizin sahilinde uzaklara bakarak bir ah çektiginde kor ateşinin benim içime düşdüğünü bilmiyormusun?!.
Megerem sen beni benim seni sevdigim kadar hiç sevmemişsin. Yoksa bizin kitabımızda AYRILIK diye söz yazılmazdı...
Onun için zaman zaman "birak gitsin, dönerse benimdir, dönmezse hiç bir zaman benim olmamıştır" diyorum...
Anlamadık bir şeyim var; Dün gece senin beni tanımadan önce yazan yazılarını okudum... Sen bir yerde öyle demişsin:
#"Ben birini seviyorum. O benim ilk sevgim. Ama ben onu hiç bir zaman göremedim. Belki o göremediğim insan; koca bir ihtiyardır, yada bir narkotik bağımlısıdır, veya iki çocugun babasıdır... Ben ailemide seviyorum. Ama benim gözümde gözlük var... Kendimce çok mutluyum... Bende virtual Romeo hem var... Ah benim mutlulugumu desene..."
Ben bu yazıyı ilk okudugumda ciddiye almamıştım. Çünkü o senin beklediğin ilk aşkını kendim sanmıştım. Kendimi Romeo sanmıştım... Bir anlamda o beklenilen benmiyşim... Ihtiyarda ben, narkotik bagımlısıda ben, iki çoçuklu biriside ben... Sana olan aşkin, senin bana hediye veren bu ayrılığın beni ihtiyardan iyi etmedi... Bugün bin yaşli bir ihtiyar gibiyim...
Narkotik bağımlısıda benim... Neden kendimi terk eden birisini unutamiyorum... Neden... Sana olan baglılığım her şeyden önde geliyor... Hayatım desem hayatım olmayı bile beceremedin... Çekip gittin...
Hayata bağlı hiç bir şeyim kalmadı artık. Sana bağlandim... Narkotige bağlandiysam hastanede yatardım ve bağımlılıktan öyle ya böyle kurtulurdum. Ama bu aşk acısına, senin hasretine ne ilaç fayda verir ki...
Ne kadar yaşayacağımı ve ne zaman ölecegımı bilmiyorum... Ama bir gün ölürsem (meğerem bu çok yakın) senin hasretinden, sana olan baglılığımdan sahipsiz bir köpek gibi ölüp gittigimi unutma...
Evet o iki çocuklu baba hem benim.. Bu gün benim hayatımsa sadece iki çocuk var. Birisi sen... Birisi benim sende kalan AŞKIM... Ben o ikisini çok seviyorum... Sen beni terk etsende ben sizi asla terk edemem...
Gün gelir... Kendince değil beraberce mutlu olan günlerimizi özleyeceksin... Ama seni Žuletta diye seven bir Romeonu, yani beni bu dünyadan bulamayacaksın... Ailem diyorsun... Oda seni 3-5 gün sevir, doğrusu sevmiş gibi görünür... Ama onun asıl niyetini anladığın gün yine bana koşacaksın...
Aman Allahım, ben bunun içinmi yaşiyorum... Bunun içinmi seni bekliyorum?!.. Gerçek bir şeye kavuşmak için hayatına gerçek gibi sunulan birisini terk ederekmi vuslata koşmalı... Bu yerini bilmem. Ama seni beklediğim gerçek. Seniñ bir gün benden bütün bu çekdirdiklerin için özür dileyeceğini hem biliyorum (ama beni bulursan)...
Anlamadıgım yine bir şey var. Hiç bir şey iyiye gitmiyorken senin nasıl ve niye gittigini anlamiyorum... Anlamiyorum ama neden seni bekliyorum?!.. Neden...
#V.HABIYEV
Neden seni bekliyorum?!. Neden... Gelmeyeceğini bile bile bekliyorum. Gelmeyeceğini bile bile beklemeyi kim saflîk zanneder, ama ben ona AŞK demek istiyorum...
Ya gelirsen?!. Kim bilir? Hayat bu...
Ne olacağını ne sen bilirsin ne ben...
Hatirliyormusun ilk günümüzi...
Mesajlar yazışmıştık... Sonra bana resmini göndermiştin... Ben o hoş resmine hayran olmuştum ve şiir yazmıştım... Sonra... Her şey o şiirle başlamıştı sonra...
Sen buluşmadan önce demiştin 'biz başka başka hayatlarda olsa bile biri birimizi sevebilirmiyiz' diye... Ben sadece "Evet, evet, evet..." diyordum... Nerden bileyim bu sevginin ilk günü ayrilik sinyali ile geldigini... Sonra ben seni görmek istemiştim. Ama sen zamanı değil diye beninle buluşmamıştın...
Ben ayriliğa, terk edilmeye dayanamayacağımı bildiğim için senden birazda olsa uzak durmak istiyordum. Ama sen her iki ya üç günden bir bana mesaj gönderiyordun, halimi soruyordun... Sonuçta biz yine biri birimize çok yakınlaştık... Kendimizde bunu bilemedik. Kendimizde bunu bilemez hale geldik. Aşk insana neler yaptırır ki... Ah, Güzelim, ah...
Aşk gerçekten insana çok zalim davranırmış. Bugün gel gör halımı... Çok zayifladım, çok kilo verdim... Yemek yemek, su içmek, uyumak, eğlenmek, kitap okumak gibi şeylerin hiç bir anlamı kalmadı artık. Hastaneler evim oldu... Dünyami başıma dar ettin... Artik neyse üzülme bunlara...
Devam edelimi hatirlayalımmı o tatlı günlerimizi?!.. Tamam.
Birgün sen bana ilk tanıştığımiz günde aldatan şeylerini doğru söyleyip gerçeği gizlediğin için çok özür dilemiştin... Ben şok olmuştum.. Ama iş işden geçmişti.. Sana olan aşkım benim gözlerimi kör etmişti... Olsun, güzelim olsun, ne olacaksa olsun demiştim...
Çünkü senden vaz geçemiyordum, vaz geçmek artık bana imkansız görünüyordu... Sonra birkaç günü geçirip buluştuk... Buluştukda ne buluştuk...
O mutlu gün benim ayrilikta geçirecek günlerimizin başıymış. Her başlangıç bir ayrilik dedikleri çok dogruymuş...
Senin hayatinda neler başladı, bilmem, ama senden ayrilmaksa bana her şeyin başlangıcı oldu. Artık bütün dertler, kederler benim başımda... Neyse üzülme bana. Çekip gittigin günde ne kadar acımasiz ve zalim davrandiysan bugünde böyle yap... Ben şimdilik seninle geçen o güzel günlerimi hatırlayacağım...
Evet... o buluşma her şeyin başlangıcıydı... Sen Allahtan beni, kalan ömrümüzde beraber olmayi, hiç bir zaman ayrilmamayı niyaz ediyordun..
Peki ya, ben seni o zamanlar terk edip gitmişsem, sen o zaman ne yapacaktın?!.. Üzülermiydin?!. Ağlarmıydın?
Veya benim için Allaha yalvararak benim mutsuzlugumumu isteyecektin?!.
Ya unutarmıydın beni ve beninle olan her şeyi...
Söyle ne yaparsın?!. Ya başka birinimi sevecektın bana yazık edip?!.
Bugün benim başımda ne kavgalar var bilmen için bunu düşünmen bile yeter...
Evet, ben üzülüyorum, ayip bile olsa agliyorum, her gün agliyorum, aglamaktan gözlerim içine çöktü... Allaha yalvararak benden sonra senin mutsuzlugunu istemesemde senin beni terk edip çok büyük hata yapmış oldugunu bilmeni istiyorum... Ben sana kahredip başka birini sevemem... Unutamam seni... Unutamam demiştim... Işte buda benim senden farkım...
Hatirliyormusun beraber geçen o güzel gecemizi...
Bal ve yağ gibiydik... Sen ve ben diye bir şey kalmamıştı... Ben sende kaybolmuştum... Tenimin her bir hücresi senin tenine karişmıştı... Hiç bitmemesini istedik o gecenin. Su gibi geçip giden zamana bakarak birlikte "Sakın, dur!" diye haykırıyorduk...
Biz o anda zamanın değil zaman bizim arkamızdan koşuyordu... Zaman bize yetmiyordu...
Biliyormusun, sen ara sıra bir işle meşgul olsam, veya mesaj yazmaya vaktım olmasa bile beni unutuyorsun diye bana küserdin, elimi ayağımı bağlamıştın. Evet bende her bir işimi bırakarak seninle meşgul olmayı istiyordum... Sen o zamanlar beni ne kadar seviyordun... Sen evlensen ben ne kadar dayanırım diyordun.. Kiskanırım diyordun... Kime evlensen bile unutma benden izin al ve hatta evlenecek kızını bile bana göster sonra al diyordun... Seni asla paylaşmak istemiyorum diyordun... Eger evlensen nikah ağır gelip ilk sevgini unutursan beni incitirsin demiştin...
Sen bana söylemesende benim için geceler uykudan kalıp Allaha dua ettigini biliyorum... Aslında bende seni isteyip Allaha dua etmiştim... Bir değil iki değil... Kaç defa... Allah duamı kabul etmişti... Sen benimdin... Ben senden başka hiç bir şeyi istemiyordum... Ama bir yerde kusur işledim galiba... Sen elimden kaydın gittin.. Neden?!. Nedenini bile söylemedin.. Senu o nedeni diye söylediklerin yalan... Inanamiyorum ben onlara... Sen beni kandiriyorum diye zannediyorsun, ama kendini kandırıyorsun. Belkide kendin bile söyledigin yalanlara inanamiyorsun... Inanmış gibi görünmek istiyorsun...
Yüregim aglamak istiyor, gözlerim izin vermiyor...
Gözlerim yine seni görmek istiyor ama kader izin vermiyor...
Gönlüm sana kavuşmak istiyor ama yollar izin vermiyor...
Seni her gün yüregimden silmek istiyorum ama Rabbım buna izin vermiyor...
Şunu iyi bil: Sen geçmişe bakarak ne kendini ne beni âsi ilan etmeye hakkın yok. Çünkü biz sadece mutlu olmak istedik...
Ben seni adam gibi sevdim... Seni meleklerin ornuna ýücelterek sevdim. Belkide adam gibi sevenlerin alacağı bir ödülmüş bu YALNIZLIK...
O güzel gecemizde seni asla unutamam, asla seni bırakamam demiştin ve hatta bana benden ayrilmayacağine söz vermiştin. Ben senden ayrilmayacağim diye söz verdiğimde zaman zaman buna inanmak zor diyordun. Ben verdigim sözü tuttum. Bugün geriye dönüp bakiyorum beni bu yalancı fanide ilk bırakıp giden sen oldun!..
Ben seni ne yere sığdırdım ne göge... Sen olsa beni "Beni affet, unut ve hoşçakal" diye sözlere sığdırdın...
Sen bu gidişinle ayrıldıkmı saniyorsun? Sen orada Akdenizin sahilinde uzaklara bakarak bir ah çektiginde kor ateşinin benim içime düşdüğünü bilmiyormusun?!.
Megerem sen beni benim seni sevdigim kadar hiç sevmemişsin. Yoksa bizin kitabımızda AYRILIK diye söz yazılmazdı...
Onun için zaman zaman "birak gitsin, dönerse benimdir, dönmezse hiç bir zaman benim olmamıştır" diyorum...
Anlamadık bir şeyim var; Dün gece senin beni tanımadan önce yazan yazılarını okudum... Sen bir yerde öyle demişsin:
#"Ben birini seviyorum. O benim ilk sevgim. Ama ben onu hiç bir zaman göremedim. Belki o göremediğim insan; koca bir ihtiyardır, yada bir narkotik bağımlısıdır, veya iki çocugun babasıdır... Ben ailemide seviyorum. Ama benim gözümde gözlük var... Kendimce çok mutluyum... Bende virtual Romeo hem var... Ah benim mutlulugumu desene..."
Ben bu yazıyı ilk okudugumda ciddiye almamıştım. Çünkü o senin beklediğin ilk aşkını kendim sanmıştım. Kendimi Romeo sanmıştım... Bir anlamda o beklenilen benmiyşim... Ihtiyarda ben, narkotik bagımlısıda ben, iki çoçuklu biriside ben... Sana olan aşkin, senin bana hediye veren bu ayrılığın beni ihtiyardan iyi etmedi... Bugün bin yaşli bir ihtiyar gibiyim...
Narkotik bağımlısıda benim... Neden kendimi terk eden birisini unutamiyorum... Neden... Sana olan baglılığım her şeyden önde geliyor... Hayatım desem hayatım olmayı bile beceremedin... Çekip gittin...
Hayata bağlı hiç bir şeyim kalmadı artık. Sana bağlandim... Narkotige bağlandiysam hastanede yatardım ve bağımlılıktan öyle ya böyle kurtulurdum. Ama bu aşk acısına, senin hasretine ne ilaç fayda verir ki...
Ne kadar yaşayacağımı ve ne zaman ölecegımı bilmiyorum... Ama bir gün ölürsem (meğerem bu çok yakın) senin hasretinden, sana olan baglılığımdan sahipsiz bir köpek gibi ölüp gittigimi unutma...
Evet o iki çocuklu baba hem benim.. Bu gün benim hayatımsa sadece iki çocuk var. Birisi sen... Birisi benim sende kalan AŞKIM... Ben o ikisini çok seviyorum... Sen beni terk etsende ben sizi asla terk edemem...
Gün gelir... Kendince değil beraberce mutlu olan günlerimizi özleyeceksin... Ama seni Žuletta diye seven bir Romeonu, yani beni bu dünyadan bulamayacaksın... Ailem diyorsun... Oda seni 3-5 gün sevir, doğrusu sevmiş gibi görünür... Ama onun asıl niyetini anladığın gün yine bana koşacaksın...
Aman Allahım, ben bunun içinmi yaşiyorum... Bunun içinmi seni bekliyorum?!.. Gerçek bir şeye kavuşmak için hayatına gerçek gibi sunulan birisini terk ederekmi vuslata koşmalı... Bu yerini bilmem. Ama seni beklediğim gerçek. Seniñ bir gün benden bütün bu çekdirdiklerin için özür dileyeceğini hem biliyorum (ama beni bulursan)...
Anlamadıgım yine bir şey var. Hiç bir şey iyiye gitmiyorken senin nasıl ve niye gittigini anlamiyorum... Anlamiyorum ama neden seni bekliyorum?!.. Neden...
#V.HABIYEV
Arhiwiň ýagdaýy
● Doly tekst · RSS
○ Teswirler saklanmandyr
Ýazylan saýty: ertir.com · Çeşme: RSS lentasy (Web Archive) — ertir.com, 3 iýun 2017 ý. · Lentany gör ↗
Teswirler 0
Teswir ýok.